Cumartesi, Ağustos 13

harabat ehli...

Kimseye boyun eymeden dilediğince yaşayan, geçmiş ve gelecekle uğraşmayan, aldırışsız hal ve kıyafetle ortada gezerek dünyaya değer vermeyen bilge kişilere denir. meyhane onlar için aşk sarhoşluğu, mestanelik anlamına da gelebilir şarap anlamına da. kimseye boyun eymezler. ancak mesele bu değildir harabat ehlinde. onlar ancak can gözüyle görülebilir. zira ruhi şöyle der bir beytinde:

sufi bizi sen cism gözüyle göremezsin
aç can gözünü eyle nazar gör ki ne ruhuz..

harabat ehlini hor görme zakir

erzurumlu ibrahim hakkı hz.lerinin şakir ve zakir adında iki oğlu vardır. zakir adı gibi sürekli hakkı zikirle meşgul salih bir evlattır. şakir ise meyhaneden çıkmayan, ayık dolaşmayan biridir. bir gün ibrahim hakkı k.s hz.leri zakir’i alır yanına birlikte bir yere gideceklerini söyler. giderlerken meyhanenin önünde zakir’e beklemesini söyler, içeri girer. oğlu şakir masa başında sızmıştır. meyhaneciye, oğlunun ne kadar borcu olduğu sorar ve tüm borcu kapatır, zakir’le beraber yola devam ederler. babasının çıkması ardından şakir uyanır, borcunu ödeyip kalkacaktır. meyhaneci “borcun yok, baban ödedi” dediğinde, müthiş biri haya duygusu kaplar benliğini ve peşlerine düşer. ibrahim hakkı k.s hz.leri ve zakir bir uçurumun kenarındadır ve babası oğluna: kırklar’dan biri vefat etti, atla, kırklara karışasın, der. havada da otuzdokuz tane kuş dönmektedir.zakir o ilme rağmen bir an tereddüt eder. tam o anda şakir,hakkını helal et baba, bismillah, der, atlar ve göğe, kırklara karışır. zakir’in şaşkınlığı arasında, erzurumlu ibrahim hakkı k.s hz.leri meşhur sözünü söyler:
harabat ehlini hor görme zakir, defineye malik viraneler var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder