Çarşamba, Eylül 18

Bikaç iyi adam

Modernitenin dokunduğu her şey, herkes, her yer kendisi olmaktan çıkıyor. Oysa kadim değerlerimiz bize “kendimiz” olarak kaldıkça tekamül edebileceğimizi öğütlüyor. Onun içindir ki Yunus Emre Hazret “bir ben vardır ben de benden içeru” demiş olsa gerek.

Yaklaşık bir yıldır işimiz gereği gönüllü ya da gönülsüz epeyce şöhretli isimle farklı ortamlarda birlikte olduk. Kimi şair, kimi yazar, kimi akademisyen, kimi hiçbir şey gibi görünen ama iyi ve güzel insanlar.

Doğrusu hepsinde ayrı bir ruh, ayrı bir muhabbet ve insani durum var doğal olarak.

Fakat bazılarını ayrı bir yere koymak gerek.

“İnsanı, insanın kurdu” olmaya çağrıldığı bir çağda, onları içinde yaşadıkları çağa ve modern zamana da karşı duran “direnişçi dervişler” saymakta bir beis görmüyorum ben. Çünkü kendileri gibi kalabilmişler. Şimdi onlardan sadece birkaç tanesi hakkındaki düşüncelerimi ve hissettiklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sezai Karakoç; Mümin bir gönül ile karşılaşırsınız onu ilk gördüğünüzde. Kitaplarından ve yazılarından öte sakindir ama hayallerine ve diriliş nesline imanı taptazedir. Öyle üstten bakmayan, doğru bildiklerinde ısrarcı ve mümince inada sahip bir Üstad.

Mustafa Kutlu; Onda sanki kendi geleceğimi gördüm bir yönüyle. Sanki yaşlandığımda olmak istediğim şeye yakın bir insan vardı karşımda. Tane tane konuşan küçük şeylerle mutlu olmayı başarabilen, debdebe ve şaşaadan uzak, derviş, kalender bir ağabey edasında her daim.

İsmail Kara; Uzaktan bilenler için mesafeli ama kendisine yaklaşmasına müsaade ettiği ve emin olduğu insanlara karşı son derece mütevazı, ilim aşığı bir şahsiyet abidesi. Okuma da, yazma da titiz, “eser” saydığı ve gördüğü her şeye aşk derecesinde bağlı, eski ve yeniyi terazi de tartma ve ölçü de kusur etmeme hassasiyetine sahip, “değer” sarrafı, ahlak ve edeb sahibi yüce gönüllü bir Alim.

Rasim Özdenören; Dinlemeyi seven, yaşına rağmen şakacı ve sevecen, gençlerle arasında kuşak farkı yokmuşcasına sohbet edebilen canlı bir, Necip Fazıl, Cahit Zarifoğlu, Erdem Beyazıt kuşağı ansiklopedisi gibi. Hatıraları bile belgesel konusu olacak kadar yaşanmışlığı olan güzel insan.

İsmet Özel; Bir iftar sonrasında bir araya geldiğimiz ve belki de fazla soru sorduğum için hakkımda “ne ukala” diye düşündüğünü hissettiğim apayrı bir zihin dünyasına sahip fildişi kuledeki şair ve düşünür. Endişeleri sebebiyle acıtıcı sözlerini ve kelimelerini bir kurşun gibi kullanan, kim olursanız olun lafını esirgemeden söyleyen hayal dünyasında mı yaşıyor acaba diye tereddüt ettiğiniz acayip, orijinal ve kendine has bir zihin. Olayları hala başka/farklı yorumlayabilen başka/acayip mütefekkir ve şair.

Bu beş ismi genel anlamda hepimiz tanıyoruz ama onlar hakkında konuşurken daha dikkatli olmakta fayda var. İnsanları aşırı yüceltmenin çok doğru olmadığını bu yaşımıza kadar yaşanmışlıklarımızla yaşımız miktarınca öğrendik. Fakat bu isimleri gönlümüzde, zihnimizde ayrı bir yere koymalı ve değerlendirmeliyiz.

Bu isimlerin ardına Hüsrev Hatemi Hoca’yı, D. Mehmed Doğan’ı, Hilmi Yavuz’u, Ahmet Turan Alkan’ı ve İlhan Kutluer’i de ekleyebiliriz.

Hepsi ayrı bir kıymettir bu isimlerin. Bu isimleri güncel politik meselelerdeki çekişmelerimizin ve kategorik ayrıştırmalarımızın, ötekileştirmelerimizin malzemesi yapmayalım. Hiç değilse bu kadarcık saygıyı, hürmeti ve edebi becerebilelim.

Kul hatasız olmaz elbette. Mutlaka bu isimlerinde kimilerine batan dikenleri olabilir ama gördüğüm şu ki bu isimler bize nefes aldıran değer/anlam dünyamıza katkı yapmayı sürdürüyorlar.

Bir yitik cennet düşü kurabilme kabiliyetine sahip çok az sayı da “iyi adam” kaldı çevremizde.

Yeni ve orta kuşak diye niteleyebileceğimiz arkadaşlarımız ve dostlarımız da var elbette. Onları da unutmuş değiliz. Çabalarını ilgiyle ve gönül hoşluğu içinde izliyoruz ve destekliyoruz. Belki başka bir vesile ile onları da yazarız.

Allah bu topraklardan ilim, hilm, ahlak, belağat, salih amel, riyazat, tevazu, edeb, tefekkür, tedebbür, yüce gönül sahibi insanları eksik etmesin. İlim ve İrfan ehlinin bereketi daim olsun inşallah.

- See more at: http://www.gazeteboyut.com/birkac-iyi-adam-ali-ozturk#sthash.nZcVFOz7.dpuf